menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD Ukrayna’nın madenleri ve Türkiye: Bizdeki durum çok daha vahim…

18 18
02.03.2025

Geçtiğimiz Çarşamba akşamı Tele 1’de değerli dostum Tuncay Mollaveisoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Anında Manşet Programında, ABD ve Ukrayna arasında madenlerin işletilmesi gündeme gelince, Türkiye’de madenlerin işletme şartları ile Turmp’ın Ukrayna’ya önerdiği işletme şartlarını karşılaştırdım. Çok ilginç sonuçlar çıktı. Programın ilgili bölümü Tele1’in Youtube kanalında da sonradan çok sayıda izlendi. Programın sonunda yine programa katılan değerli dostum Emin Şirin bir öneride bulundu. “Söz uçar yazı kalır. Şu madencilik tespitini yazsana…”

Ukrayna Rusya Savaşının sonlandırılması için Trump’ın önerisine göre, ABD Ukrayna’daki madenlerin işletmesini üstlenecek, bunun karşılığında elde edilen gelirlerin yüzde 50’si Ukrayna için kurulacak bir fona devredilecek, ABD ise savaşta Ukrayna için yaptığı yardımların (harcamaların) bedelini geri alacaktı.

Gelen haberlere göre ABD Rusya ile de prensipte anlaşmıştı. Trump’ın düşüncesine göre, Rusya, ABD’nin yatırım yaptığı bir ülkeye saldırmaya cesaret edemezdi, bu da Ukrayna’nın güvenliği için yeterliydi. Ukrayna Meclisi bu anlaşma için Zelenski’ye yetki verdi. Herkes geçtiğimiz Cuma günü Beyaz Saray’da bu anlaşmanın imzalanmasını bekliyordu. Ancak ne olduysa, önce ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ardından da Başkan Trump, Zelenski’yi azarlamaya başladı. Bir tekme tokat girmedikleri kaldı. Anlaşma şimdilik imzalanmadı. Ama ABD Ukrayna’nın madenlerine göz diktiyse bir şekilde onları elde etmek için, başka yollar deneyecektir.

Çok kişi bu öneri ve öneriyi kabul eden (ancak şimdilik imzalanmayan) Ukrayna için, “Ukrayna’nın Duyun-u Umumiye”si ve sömürü olarak nitelendirdi. Ukrayna’nın madenlerine çökme tespitine katılıyorum. Lakin bu vesile ile aklıma başka sorular geldi.

Önerideki gelirlerin yüzde 50’sinin Ukrayna Fonuna bırakılacak olması ve bu fonla Ukrayna’nın imarı önerisi, beni birden bire Türkiye ile kıyaslama yapmaya yöneltti. Aklımda kaldığı kadarıyla, Türkiye’de madenlerden alınan “Devlet Hakkı Payı” madenin cinsine göre Ocak Başı satış fiyatının yüzde 1’i ile yüzde 4’ü, altın madeninde de yüzde 15’i idi…

İmzalanmayan anlaşmanın detaylarını bilmiyorum. Yüzde 50 diye söz edilen gelirin, tüm işletme giderleri çıktıktan sonra elde edilen kar olarak tanımlandığını düşünüyorum. Oysa bizde sözü edilen “Madende Devlet Hakkı” maden ocağı başındaki elde edilen toplam değerin yüzde 1’i ile 4’ü… O nedenle birinde ciro, diğerinde kar üzerinden konuşuyorsak, karşılaştırma yapamayız.

Yüzde 4’lük cironun, yüzde kaçlık gelire eşit olduğunu tahmin etmeye çalıştım. Bunu aşağı yukarı bilmeliyiz ki, yüzde 50 gelir teklifini bizdeki “devlet maden hakkı” ile karşılaştıralım.

Kuşkusuz her maden ve her bölge ve maden ocağı için farklı farklı maliyetler olacaktır. Tek tek........

© 12punto