menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekâ çağında ustalığın geri dönüşü

20 0
22.07.2026

Yapay zekânın insan emeğinin yerini alacağına ilişkin tartışmalar çoğu zaman aynı ikilik üzerinden yürütülüyor: Ya makineler kazanacak ya da insanlar. Ford’un son kalite hamlesi ise bu kolay karşıtlığı bozuyor. Şirket, son üç yılda yaklaşık 350 deneyimli teknik uzmanı işe aldı, yeniden bünyesine kattı ya da terfi ettirdi. Bu uzmanlar genç mühendisleri yetiştiriyor, tasarım değerlendirmelerini yönetiyor, üretime ulaşmadan önce olası hata noktalarını arıyor ve yapay zekâ tabanlı kalite araçlarının geliştirilmesine katkı sağlıyor.

Sosyal medyada olay, “Yapay zekâ başarısız oldu, Ford 350 mühendisi geri aldı” diye özetlendi. Dikkat çekici ama eksik bir cümle. Ford yapay zekâdan vazgeçmiş değil; fabrikalarında görüntü sistemlerini, otomatik testleri ve yazılım doğrulama araçlarını kullanmayı sürdürüyor. Değişen şey teknolojiye yapılan yatırım değil, teknolojinin tek başına yeterli olacağına dair inanç. Ford’un keşfettiği gerçek şu: Kaliteyi yalnızca daha fazla veri, kamera ve otomasyonla güvence altına alamazsınız.

Çünkü kalite, hatalı mamulü süreçte ya da hat sonunda görmekten ibaret değildir. Asıl mesele, o hatanın neden ortaya çıkacağını daha tasarım aşamasında öngörebilmektir. Deneyimli bir mühendis, teknik çizimde kurallara aykırı hiçbir şey görmese bile parçanın montaj sırasında sorun çıkaracağını sezebilir. Bir toleransın kâğıt üzerinde kabul edilebilir olmasına rağmen seri imalatta sapma yaratacağını, bir yazılım değişikliğinin başka bir sistemle beklenmedik biçimde çakışacağını veya bir tedarikçinin belirli koşullarda aynı sorunu yeniden üreteceğini geçmiş deneyimlerinden bilir.

Bu bilgilerin tamamı prosedürlerde yazmaz. Yönetim biliminde buna “örtük bilgi” denir: Deneyimle oluşan, bütünüyle yazıya ve kurallara dökülemeyen ustalık bilgisi. İnsan, yıllar içinde yaşadığı arızalardan, başarısız denemelerden, müşteri şikâyetlerinden ve üretim krizlerinden yalnızca kayıt altına alınmış sonuçları değil, bağlamı da öğrenir. Hangi verinin gerçekten önemli olduğunu, hangi ölçümün yanıltabileceğini ve hangi küçük işaretin büyük bir arızanın habercisi sayılacağını ayırt eder. Yapay zekâ kendisine sunulan verilerdeki örüntüleri bulabilir; fakat sisteme hiç aktarılmamış bir kurumsal hafızayı kendiliğinden yaratamaz.

Ford yöneticilerinin açıklamaları da bu noktaya........

© 12punto