Küresel fırtınada yükselen Borsa İstanbul
Küresel piyasalar son haftalarda jeopolitik riskler, faiz belirsizlikleri ve büyüme endişeleri arasında yön ararken, Borsa İstanbul dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. Özellikle haftanın son işlem günlerinde ortaya çıkan fiyatlama davranışı, yalnızca kısa vadeli bir yükselişten değil, yatırımcı algısındaki değişimden de önemli ipuçları veriyor.
ABD piyasalarının tatil nedeniyle kapalı olduğu, küresel veri akışının zayıfladığı bir ortamda Borsa İstanbul'un güçlü alımlarla haftayı zirve seviyelerde tamamlaması tesadüf olarak değerlendirilemez. Bu tablo, yerli yatırımcı güveninin ve Türk varlıklarına yönelik ilginin yeniden güç kazandığını gösteriyor.
Küresel Dengeler Değişirken
Piyasalar bir taraftan Orta Doğu'dan gelen barış sinyallerini fiyatlarken diğer taraftan FED'in olası yeni faiz hamlelerini değerlendirmeye devam ediyor. Enerji fiyatlarındaki gerileme küresel enflasyon baskısını hafifletirken, FED'in gerektiğinde yeniden sıkılaşabileceğine yönelik mesajları risk iştahını sınırlıyor. Avrupa borsalarının temkinli görünümü ve küresel yatırımcıların bekle-gör yaklaşımı da bu denge arayışının bir sonucu. Ancak dikkat çekici olan nokta, bu karmaşık denklem içerisinde Türkiye piyasalarının kendi hikâyesini yazmaya başlamasıdır.
Bankalar Sahneye Çıkınca
Haftanın en önemli gelişmesi bankacılık hisselerinde görülen güçlü yükseliş oldu.
Bankacılık endeksindeki yüzde 3,6'lık yükseliş, BIST-100'ü yüzde 2,82 yukarı taşıyarak endeksi 14.827 puana ulaştırdı. Haftalık bazda yüzde 6'yı aşan performans ise yalnızca teknik bir tepki hareketi olarak okunmamalı. Bankalar ekonomik beklentilerin en hızlı fiyatlandığı sektörlerden biridir. Bu nedenle bankacılık hisselerine gelen güçlü talep, yatırımcıların........
