Aynı nakarat
Birkaç haftadır yine bir tarih tartışmasının içine çekildik. Çıkış noktasının pek de gerekli olmadığı kanaatindeyim. Fakat madem çıktı, geç de olsa birkaç söz söylemeye mecbur hissettim.
MEB tarih eğitiminde Kurtuluş Savaşı yerine Millî Mücadele kavramını kullanmaya karar vermiş. Neden? Çünkü “kurtuluş” kulağa iyi gelmiyormuş: Neyden kurtuluyormuşuz? Koskoca imparatorluk varmış. Sanırım mücadele kulaklara daha hoş ve kimseyi incitmeyecek bir tınıda geliyor. Ya da bazen ülkenin 1918 sonrasında başkenti de dahil olmak üzere işgal altında kaldığını unutuyoruz?
Bu arada hemen söyleyeyim: Ben kendi yazınımda hem Kurtuluş Savaşı’nı, hem Millî Mücadele’yi hem de İstiklâl Harbi kavramını kullanıyorum. Bu kavramları da birbirlerine kırdırmaya pek niyetim yok. Zira bazı farklılıkları olsa da bunların hepsi bize özünde aynı şeyi anlatıyor. Başka bir deyişle, bunları çok da fark gözetmeksizin kullandığım bağlam, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra, ülkenin işgale uğramasına karşı gösterilen milliyetçi direniştir.
Gelgelelim, herhalde bazı rahatsızlıkları tetikleyen asıl konu kavramın kendisinden ziyade bu direnişin karşısında........
