menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Son kale düştü mü yoksa direniş yeni mi başlıyor?

14 0
yesterday

Peşinen söylemekte yarar var, bunun cevabını vermek için henüz erken.

Önümüzdeki günler son derece kritik gelişmelere gebe.

Aslında perşembenin gelişi, çarşambadan belliydi. Türkiye’de siyaseti az buçuk rasyonel zaviyeden takip edenler için “mutlak butlan” kararı hiç sürpriz olmadı.

İşlerin bu noktaya tırmanacağını tahmin etmek için illa müneccim bardağından su içmiş olmak gerekmiyor.

Tayyip Erdoğan'ı biraz olsun tanıyanlar, kendisine emri hak vaki olana kadar o koltukta oturabilmek için, önünde en büyük engel olarak gördüğü CHP'nin çanına bir şekilde ot tıkayacağını zaten biliyordu.

Kaseti biraz geri saralım.

CHP'li belediyelere peş peşe yapılan operasyonlar, soruşturmalar, tutuklamalar; haber kanallarında sonu gelmeyen tartışmalar, sosyal medyadaki trollerin şaibe üretimleri, kriminalize edici yayınlar, sürekli pompalanan “kirli ilişkiler” söylemi; bütün bunlar yalnızca gündelik siyasetin parçası değildi. Aynı zamanda toplumun zihnini büyük bir kırılmaya hazırlayan psikolojik operasyonlardı.

Bir nevi siyasi yumuşatma atışlarıydı.

Arkasından altın vuruş yani “mutlak butlan” kararı geldi.

Türkiye'de demokrasinin, hukuk devletinin artık kırıntısının bile kalmadığını söyleyebiliriz.  

Konvansiyonel siyasetin ruhuna da el Fatiha...

Sadece bunlar değil; polisin, bir işgal kuvveti gibi CHP Genel Merkezi'ni basması... Hepsi Türkiye'nin siyasi tarihine kara bir leke olarak geçti.

Memlekette uzun süredir klasik bir iktidar-muhalefet mücadelesi yok. Mesele seçim kazanmak ya da kaybetmek de değil. Mesele, devlet gücünü elinde tutan bir siyasi aklın, iktidarını ilanihaye sürdürmek için memleketin temellerine dinamit koymayı göze almış olmasıdır.

Gelin yakın gözlüğümüzü takalım.

Tayyip Erdoğan, son derece ince hesaplanmış bir zamanlamayla hareket etti.

Önce bayram tatilini  dokuz güne çıkardı ki yurdum insanı tatil için sağa sola gitsin.

Derken sıra “devam et, arkandayım” cümlesini duymaya geldi. Trump'la konuştu, istediği “meşruiyeti” aldı.

Sonrasında Truth Social hesabından Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.

Bu da nereden çıktı filan diye düşünmemize hiç gerek kalmadı, çünkü devamında tırnak içinde "Trump dünyanın asırlardır beklediği lider.........

© 12punto