Şezlong, şemsiye meselesi siyasidir!
Yaz geldi mi, memleketin kıyı bölgelerinde hep aynı sıkıntı...
Şezlong, şemsiye, fahiş fiyatlar...
Yurdum insanının kendi vatanında denize ulaşmasını, sahillerden yararlanmasını, çoluğu çocuğuyla kumsallara şöyle bir yayılıp keyif yapmasını imkânsız kılan fiilî engeller...
Kimileri bunu turizm sezonunun kaçınılmaz gerginliği, sıradan bir arz-talep meselesi veya birkaç uyanık esnafın işi olarak görüyor.
Aynı kanaatte değilim.
Meseleyi bu kadar hafife alanlar, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu asimetrik tehditleri okumaktan aciz olanlardır.
Dilim döndüğünce, çıplak gerçeği anlatmaya çalışayım.
Bir devletin gücü mesela sadece sınırlarını nasıl koruduğuyla ölçülmez.
Mahkeme salonlarında dağıttığı adalet kadar, vatandaşının deniz kıyısındaki en temel hakkını ne ölçüde koruyabildiği de devlet olmanın, egemenliğin göstergesidir.
İşte bu nedenle şezlong meselesini ekonomik değil, doğrudan doğruya siyasi ve bir güvenlik meselesi olarak görüyorum.
Abarttığımı düşünenler, başını kuma gömenler olabilir.
Burada cevabı verilmesi gereken soru şudur:
Türkiye'nin kıyıları gerçekten Anayasa’da yazdığı gibi kamuya mı aittir, yoksa fiilen egemenliğimizi tehdit eden odakların kontrolüne mi bırakılmıştır?
"Başka odak" derken neyi kastettiğimi açıkça yazayım.
Yani bu kritik meselenin adını doğru koyalım.
Mesele zinhar üç beş açgözlü işletmecinin kâr hırsı falan değil.
Mesele, sahillerimizin köşe başlarını tutan, buraları adeta kurtarılmış bölgeye çeviren etnik mafyalaşmadır.
Terör örgütü PKK ve onunla iltisaklı yapıların, siyasi uzantılarının, uyuşturucu kaçakçılarının, bölücü şebekelerin bu sahilleri birer finans ve lojistik üssü hâline getirmiş olmasıdır.
Bugün birçok sahilde yaşanan vandallık, yalnızca yüksek fiyat politikasıyla açıklanamaz.
Karşımızdaki tabloyu iyi okuyalım.
Kamusal alan üzerinde Türkiye Cumhuriyeti hukuku mu, yoksa etnik mafyanın kurduğu illegal güç ilişkileri mi belirleyicidir?
Türkiye haritasında şöyle bir gezinelim ve somut gerçeklerle yüzleşelim:
Bodrum’da, Çeşme’de lüks beach club’ların kapısını tutan, içeriye kimin girip girmeyeceğine karar veren o "vale" ve "koruma" kılıklı tipler kimlerin uzantısı?
Marmaris ve Fethiye’nin en ücra koylarında, kamuya ait topraklara kaçak iskeleler çakıp vatandaşı silah zoruyla kıyıdan kovan, denize havlu atmak isteyen yerli turisti ailesinin gözü önünde darp eden o........
