Sabahattin Ali'yi kim öldürdü?
“Kendi menfaatlerini milletlerin menfaatinden üstün tutanlara, kendi hak edilmemiş ekmeklerini yiyebilmekte devam etmek için milletlerini kölelik zincirleri, cehalet karanlığı, korku uyuşukluğu içinde bırakmaya çabalayanlara lânet olsun...”
Sabahattin Ali/Markopaşa 10 Mart 1947.
Sabahattin Ali yukarıdaki satırları kaleme aldıktan bir yıl sonra ciddi biçimde yurt dışına çıkma planları yapar. Kimilerine göre ülkenin Gorki’si olarak nitelendirilen yazara reva görülen hapisler, baskılar olmuştur çünkü. Zekeriya Sertel’in anlattıklarına göre özellikle son yıllarda uğradığı polis takibinden ve maruz kaldığı baskılardan bıkıp usanmış ve hatta bir şey yazamaz hale gelmiştir.
Tam da bu sebepten Üsküdar Paşakapısı Cezaevinden tanıştığı Berber Hasan’ın yönlendirmesi ile eski bir asker olan Ali Ertekin’le Bulgaristan sınırına doğru yol almaya başlar. Sınırı geçtikten sonra Avrupa’ya gidecektir. Takvim yaprakları 1948 yılının Mart ayının son günlerini göstermektedir. Fakat işler yolunda gitmez, dahası yazar son günlerini yaşamaktadır. Bugün bile ölüm tarihi net olarak bilinmemekle birlikte, aynı yılın nisanının ikisinde aramızdan ayrılır. Henüz 41 yaşındadır. Cesedi (olduğu da tartışmalı) yaklaşık iki buçuk ay sonra bir çoban tarafından Kırklareli sınırları içerisindeki Istıranca ormanlarında bulunur. Fakat akabinde yazarın cansız bedeni adeta bulunmamak üzere tekrar gömülür. Onun için bugün bile bir mezarı yoktur.
Peki, Sabahattin Ali’yi kim öldürmüştür?
Bazı soruların cevabı, yanıtlar ortada gözüktüğü halde o kadar kolay değildir. Daha doğrusu birilerinin yanıt diye karşımıza çıkardıkları cevaplar, hakikati değil karanlığın gerçek yüzünü ortaya koyuyor olabilir.
Sabahattin Ali’nin katili de işte o karanlık yüzlerden biridir.
Gazeteci yazar Gökçer Tahincioğlu’nun araştırmalarına göre katil, cinayetten altı ay sonra kendiliğinden gelip cinayeti anlatmaya başlar. Sabahattin Ali’nin öldürülmesi ile ilgili haberler ise ancak 1949 yılının Ocak ayından basına düşer.
Cinayeti işlediğini öne süren Ali Ertekin “milli hislerle” bunu yaptığını belirtir. Anlattıklarına göre Sabahattin Ali sınırı geçtikten sonra Rusya’ya gidecek akabinde tekrar Türkiye’ye dönüp komünist bir devrim gerçekleştirecekmiş. İşte bütün bunları kendisini sınırdan geçirmek üzere yola çıkan Ali Ertekin’e anlatmış yazar. O da bundan tahrik olmuş. İnanması güç olan bir hikayeye dönemin yargıçları inanmış olacak ki katil Ali Ertekin yalnızca dört yıl hapis cezası alır. Zira ortada bir “tahrik” vardır...! Türkiye’nin en değerli yazar ve aydınlarından birinin canına kıyıyorsunuz ve aldığınız ceza yalnızca dört yıl. Dahası var: Çıkarılan bir afla........
