menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emeklilerin çığlığı onurun sesi

10 0
monday

Barınma, beslenme, sağlık, eğitim gibi ihtiyaçların güvence altında olmadığı, bırakalım yarını, bugünün bile asgari hak temelli yaşamdan uzak olduğu bir yerde gerçek anlamda demokrasiden, insan haklarından, cumhuriyetten bahsedebilir miyiz?

Yazıya bu soru ile başlamamın bir sebebi var elbette. Geçtiğimiz günlerde emekliler eyleminde, kendisi de emekli bir polis olan Ali Şekeroğlu eylem yerinde canına kıydı. Elindeki dövizde şunlar yazılıydı: “Para için değil, onurumuz için.” Evet, mesele tam da bu beş kelimede özetlenmişti aslında. Mevcut toplumsal ve ekonomik yapı, insanın onurunu elinden almaya çalışıyordu. Zira onur, aynı zamanda insanın kendine duyduğu saygı, şeref, haysiyet gibi anlamlara geliyordu. Temel hakların elinden alındığı, neredeyse günübirlik bir yaşamın bile ortadan kalktığı bir noktada saygıdan bahsetmek mümkün olmuyordu. Böyle bir ekonomi-politik çizgi izleyenlerin size saygı duyması mümkün değildir. O hâlde sizin tam da ihtiyaç duyduğunuz saygıyı, şerefi, hakkı korumak adına yola çıkmak, onurunuzu haykırmanız gerekir. Şekeroğlu’nun dövizinde yazan bu haykırıştı. Egemen ideolojik, politik düzenin yok ettiği aynı zamanda insanın onuruydu çünkü.

Kapitalist düzende emeğin değeri değil, maliyeti vardır. Bir kapitalist için emek maliyeti, iş yerinde kullandığı vida maliyetinden farksızdır. Onun için size açlık sınırının altında bir rakam dayatabilir, hükümete de........

© 12punto