menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Politainment, küçümseme ve muhalefetin stratejik başarısızlığı

17 7
31.01.2026

Bir devlet başkanı kamuoyu önünde Grönland’ı satın almayı önerdi. Bunu büyük bir özgüvenle yaptı. Utanma emaresi yoktu. Bir emlak pazarlığı gibi konuştu. Tepkiyi tahmin etmek zor değildi: kahkahalar, şaşkınlık, viral içerikler ve bu açıklamanın neden irrasyonel, ciddiyetsiz ya da bilişsel bir gerilemenin kanıtı olduğuna dair sayısız yorum. Ancak daha önemli bir soru büyük ölçüde sorulmadan kaldı: Böylesine açıkça absürt bir ifade, dile getirildiği siyasal ekosistem içinde nasıl bu kadar sorunsuz biçimde işleyebildi? Bu örnekte absürtlük, siyasetin bir arızası değil; onun özelliklerinden biriydi.

Bu olguyu anlamlandırmak için yeni bir kavram öneriyorum: politainment.

Bu kavram, bilgi ile eğlenceyi birleştiren ve artık yerleşik hale gelmiş olan infotainment teriminden esinlenmektedir. Infotainment özünde oldukça basittir: Eğer eğlendirmiyorsam izlenmem; izlenmiyorsam bilgilendiremem.

Başlangıçta haberleri ve eğitimi daha erişilebilir kılmak amacıyla tasarlanan infotainment, zamanla kamusal söylemin tamamına yayıldı—çoğu zaman derinlik, karmaşıklık ve eleştirel düşünme pahasına.

Politainment bu sürecin bir sonraki aşamasını temsil eder. Infotainment bilginin eğlenceli hale gelmesini sağlarken, politainment siyasetin kendisini eğlenceye dönüştürür. Politainment koşulları altında siyaset artık esas olarak ikna, politika tutarlılığı ya da müzakereyle ilgili değildir. Bunun yerine, dikkati çekmeyi, duygusal katılım yaratmayı ve yüzeyselliği normalleştirmeyi amaçlayan sürekli bir performansa dönüşür; bu sırada esas siyasal süreçler başka yerlerde işlemeye devam eder. Asıl hedef, kamuoyunun zihnine yerleşmek ve zamanla kök salmaktır.

Bu yavaş kök salma süreci hayati önemdedir. Çünkü performans “gülünç” ya da “absürt” göründüğü için siyasetçi hafife alınır, alaya alınır ve ciddiye alınmaz. Bu noktaya gelindiğinde ise Truva Atı çoktan şehrin içine girmiştir. İktidar ani bir saldırıyla değil, hatların gerisinde sessizce yerleşerek gelir.

Politainment, siyasetin yaygın analiz ediliş biçimindeki yapısal bir zayıflığı açığa çıkarır.

Politainment koşulları altında muhalefet aktörlerinin yaptığı en kritik hatalardan biri küçümsemedir. Donald Trump bunun en görünür örneklerinden biri olmak üzere, politainment siyasetçileri sıklıkla ciddiyetsiz, zeki olmayan, kaba ya da yalnızca teatral figürler olarak sunulur. Bu küçümseme politik olarak tarafsız değildir. Aksine, stratejik bir hatadır ve politainment siyasetçisi bu hatadan sistematik biçimde fayda sağlar.

Muhalefet aktörleri çoğu zaman alayın iktidarı zayıflattığını varsayar. Oysa gerçekte alay, sıklıkla teyakkuzu düşürür. Politainment figürünü siyasal bir güç olarak değil, bir alay nesnesi olarak görmek; tehdit algısını azaltır, yapısal analizi askıya alır ve eşgüdümlü........

© 12punto