menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz Boğazı ekonomisinin alternatifi: Karasalcılık vs. küreselcilik

11 0
saturday

Küresel ticaretin kalbi asırlardır deniz rotalarında, özellikle de daracık su yollarında atıyor. Ancak bu kırılgan düzenin en hassas ve kritik arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar, okyanus aşırı tedarik zincirlerinin ne kadar büyük bir jeopolitik risk barındırdığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen ticaretin en nihayetinde deniz taşımacılığına dayandığı gerçeği, tüm süreci belirli bir merkezî kontrol mekanizmasına bağımlı kılıyor.

Bu bağımlılığın en derin halkasını ise hiç kuşkusuz finansman ve sigortacılık faaliyetleri oluşturuyor. Deniz ticaretinin maliyet yükünü çeken en büyük kalemler yakıt ve navlun sözleşmeleri için gerekli sigorta giderleriyken, bu pazarın ana omurgası Londra merkezli sigorta devi Lloyd’s of London öncülüğündeki İngiltere merkezli yapıların elinde bulunuyor. Küresel deniz ticaretinin risk iştahı, poliçe iptalleri ya da fahiş fiyat artışları doğrudan bu merkezin kararlarıyla şekilleniyor. Küreselci sistemin bu denetim mekanizmasına karşılık, karasalcılık (territorialist) ekseninde hareket eden ülkelerin henüz tam anlamıyla küresel ölçekte kabul gören alternatif bir sigorta ve finans mimarisi bulunmuyor; güçlü adaylar da henüz bu tekeli kırabilmiş değil.

Oysa Hürmüz........

© 12punto