menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekâ trenini de mi kaçıracağız?

46 0
06.10.2026

Yapay zekâ dünyasına baktığımızda hâlâ aynı soruları soruyoruz: OpenAI mı önde, Anthropic mi, Google mı?

Bence yanlış yere bakıyoruz.

Çünkü yapay zekâ yarışı artık kimin daha iyi model yaptığı yarışı değil. İş çok daha büyük bir yere gidiyor.

Bugünün denklemi kabaca şöyle:

Model hesaplama gücü enerji dağıtım sermaye devlet.

Bunların hepsine aynı anda sahip olabilen, yapay zekâ çağının güçlü oyuncusu olacak.

Geçtiğimiz günlerde Washington’da yaşananlar da aslında bunun göstergesiydi. Büyük yapay zekâ ve teknoloji şirketlerinin yöneticileri artık yalnızca Silikon Vadisi’nde değil, Washington’da da boy gösteriyor.

Çünkü yapay zekâ artık yalnızca teknoloji meselesi değil.

Ulusal güvenlik meselesi.

Ve giderek dış politika meselesi.

İşin ilginç yanı, yapay zekâ şirketleri bir taraftan “Bu teknoloji tehlikeli olabilir, dikkatli olmalıyız” diyor, diğer taraftan milyarlarca dolar harcayarak daha büyük veri merkezleri, daha fazla işlem gücü ve daha güçlü modeller kurmaya çalışıyor.

Bir taraftan frene basmaktan söz ediyorlar, diğer taraftan gaza sonuna kadar basıyorlar.

Bunun önemli nedenlerinden biri para.

Yapay zekâ çok pahalı bir iş.

Çip lazım. Veri merkezi lazım. Enerji lazım. Su lazım. Mühendis lazım. Bunların hepsi için de inanılmaz miktarda sermaye gerekiyor.

Bu yüzden yapay zekâ şirketlerinin gelecek hikâyesini canlı tutmaları gerekiyor.

Burada AGI meselesine geliyoruz.

AGI, yani insanın farklı alanlarda gösterebildiği genel zihinsel yeteneklere yaklaşan yapay zekâ fikri, yıllardır sektörün en büyük vaatlerinden biri.

Ben mevcut büyük dil modellerini büyüte büyüte AGI’ya, hele süper zekâya ulaşacağımız konusunda ikna olmuş değilim.

Ama bunun yapay zekânın önemini azalttığını da düşünmüyorum.

Çünkü yapay zekânın insanlığa yapabileceği çok önemli bir katkı için AGI olmasına gerek yok.

Ben buna “Move 37” diyorum.

2016 yılında Google DeepMind’ın AlphaGo sistemi, dünyanın en iyi Go oyuncularından Lee Sedol ile karşılaştı. İkinci oyunun 37. hamlesinde AlphaGo öyle bir hamle yaptı ki uzmanlar şaşırdı. Çünkü bir insanın tercih etmesi son derece düşük ihtimalli görünen bir hamleydi.

Sonra anlaşıldı ki hamle oyunun gidişatını değiştiren kritik kararlardan biriydi.

Bence yapay zekânın asıl önemi burada.

Bizim göremediğimiz şeyleri görebilmesi.

Medeniyeti kurarken her şeyi kusursuz........

© 12punto