‘Tuğrul Abi, kariyerimde tıkanıklık yaşıyorum. Ne önerirsin?’
Beyaz Yakada “Kariyer Tıkanması” Yükselişte!*
Geçtiğimiz hafta Pareto* yu okurken yukarıdaki başlık dikkatimi çekti. Yazının devamını okumadan önce kendi kariyerimde yaşadığım tıkanmaları düşündüm. Bazıları benim dışımda, yöneticilerimden kaynaklanan tıkanıklıklardı. Bazıları ise şirketlerin yarattığı hurafelerdi.
“Şu kadar yıl dolmadan yönetici olunmaz.”
“30 yaşın altında müdürü kimse dinlemez.”
Ama dönüp baktığımda en büyük tıkanıklıkların çoğunu aslında kendime ben yaratmışım. Tıkanıklık diyorum çünkü artık daha yukarı çıkma isteğim ve heyecanım kalmamıştı. Ben sahayı ve insanı seviyordum. Gökdelende oturup bütün gün gerekli gereksiz toplantılara katılmak, önüme gelen raporları okumak, sürekli olumsuz işleri takip edip anlatabilecek hâle getirmek bana göre değildi.
Bu yüzden kariyerimi bilinçli olarak tıkayıp daha üst katlara çıkmamayı tercih ettim. Oysa bilseydim ki bunun adı, anlamlı bir terfi ya da maaş artışı olmadan geçirilen “kariyer duraksaması”ymış, belki de farklı davranırdım.
Haberi birlikte okuyalım, sonra benim hikâyeye geri döneriz.
“Beyaz yakalıların dörtte birinin 40 yaşından önce en az beş yıl kariyer tıkanması yaşadığını ortaya koyan yeni bir çalışma, bu hafta iş dünyasında öne çıkan gündem başlıkları arasında yer aldı. ABD’de 1,3 milyon profesyonelin kariyer........
