menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tamamen gündem dışı ama…

52 0
22.06.2026

Felsefeyi hayatın içine sokan 1960’ların Fransız düşünürlerin Nietzsche’den sonra etkilendiği ikinci büyük Alman düşünür Martin Heidegger’di.

Heidegger o dönemde Kara Ormanlar içindeki kulübesinde batı felsefesini tamamen değiştirecek düşüncelerini oluşturuyordu.

Heidegger son derece radikal bir fikirle yola çıkmıştı. Alman filozof tüm felsefe tarihinde o güne kadar ‘varlık ne demektir, var olmanın anlamı nedir’ sorusunun açıkça sorulmadığını düşünüyordu. Bu yapılmadığı ve ‘varlık ne demektir’ sorusunun üzerine gidilmediğinde felsefenin o güne kadar yaptığı her şey, el attığı her sorun eksik kaldı demekteydi filozof.

Heidegger batı felsefesinde tespit etmiş olduğu bu büyük eksikliği gidermek için hayatını ‘varlık’ üzerine düşünmeye adadı.

Onun deyimiyle bizler hayatın içine fırlatıldıktan bir süre sonra  bir varlık olarak diğer canlı cansız tüm varlıklar ile ilişkimizi nasıl kuracağımızı tüm boyutlarıyla derin bir şekilde düşünüp hayatımızı buna göre kurmalıyız.

Ölümlü hayatın içindeki varlığını temel alarak varlık üzerine düşünmeye ve bunun anlamını çıkarmaya çalışan  birim Heidegger’in deyimiyle Dasein’dir.

Biz bu ölümlü yani sonlu dünyada diğer tüm varlıklarla birlikte var olmaya çalışırken elimizin altında veya yanımızda olan tüm varlıkların anlamını da onları dikkatli, itinalı biçimde tanımladıktan sonra........

© 10 Haber