Güçlü eleştirmen ve sanatçı
İkinci Dünya Savaşı sonrasında New York modern sanat ortamının düşünce hayatını belirlemiş olan eleştirmen Clement Greenberg de Foucault gibi modernizmin Manet’in yapıtlarında başladığını ve onunla ‘bir öykünün sona erip yeni bir öykünün başladığını’ düşünüyordu.
Sanat da kendi kendisinin konusu olunca, sanat eserleri de sanat nedir sorusuna cevap ararlarken kendi saf özlerini de araştırmaya başladılar. Aslında bu sanatın bir özeleştiri durumudur. Greenberg, bu özeleştiri eğiliminin bizatihi eleştirinin araçların sorguladığı için ilk gerçek modernist olarak sınıflandırdığı Kant ile başladığını düşünür.
Amerikan modern sanat camiasında da Greenberg’in gerçek ressamdan beklediği sanatına getİrdiği özeleştiriden sonra bir özü, bir saflığı yakalamaya çalışmasıydı.Bu belki de Greenberg’in Kant’ın saf aklın eleştirisinden ödünç aldığı bir bakış açısı olabilir.
Resmin konusu resmin kendisidir diyen Greenberg Jackson Pollock’u koruması altına alıp onun dönemde Amerika’nın yaşayan en iyi sanatçısı olarak algılanmasına büyük katkıda bulundu.
Boyasını tuvalin üstüne damlatarak yayan Pollock çizerken sürekli hareket halinde olduğundan sanat eleştirmeni Harold Rosenberg bu stile eylem çizimi(Action painting) adını takmıştı. Sanat felsefecisi Arthur Danto ise bu kavramdan nefret ediyordu.........
