Kadınlar meyve midir? Çiçek midir?
Bu soruyu kendim uydurmadım. Urfa dolaylarından Meksika görünümlü mekanlarda geçen bir dizimizde iki eşten yenisinin diğerine ben taze meyveyim dediğini duydum, ondan türettim.
Kumalığa takılmadım da buna mı takıldım şimdi? Bu kumalık konusu, hep vardı da, meyve olayı yeni çıktı desem o da değil.
Şöyle laflar var zaten, biliyorsunuz. Kadın var vişne gibidir, reçel yapılır tabak tabak. Kadın var kabak gibidir, yandın çıkarsa kabak. Kadın var portakal gibidir, dilim dilim tutulur. Kadın var, fıstık gibidir avuç avuç yutulur. Ama ne olursa olsunlar, evlenince tüm erkekler ayvayı yer. Sanırım dizi senaristlerinin de bu laflardan haberleri vardır. En azından meyve benzetmesi, onların entellik düzeyleriyle ilgili olarak, bende öyle bir umut uyandırdı.
Şimdilerde yalı dizileri yerlerini aşiret dizilerine bıraktı malum. Bir de tarihi dizilerimiz var tabii ki. Gençlerimiz tarihimizi kitap veya belgesellerden değil bunlardan öğreniyorlar, aferin. Hem zararlı da değil onlar. Elde kılıç ve atla dolaşacak halleri yok, özenip de. Ama aşiret dizilerine bakıp çok eşli evlilikleri, düşman aileyle olan hesaplaşmaları ve yasak aşkları, akıllı usluyken birden hallenip silah çekmeleri, şiddeti, kötülüğü, çeteleşmeyi, abuk subuk konuşmayı rol model olarak kabul etmeleri, gelişim........
