Dünyanın Ağırlık Merkezi Değişiyor: Sermaye Avrupa’yı Beklemiyor
Uluslararası yatırım dünyasında bazen tek bir cümle, yüzlerce sayfalık rapordan daha fazla şey anlatır.
Geçtiğimiz günlerde Körfez’in önde gelen egemen varlık fonlarından bir yöneticinin şu sözünü okudum:
“Biz Avrupa’nın yetişmesini beklemiyoruz.”
Cümle kısa ama mesajı son derece açık.
Dünya değişiyor. Sermaye de bu değişimi çoğu hükümetten, çoğu uluslararası kuruluştan ve çoğu yorumcudan daha erken okuyor.
Yıllarca uluslararası yatırım denildiğinde akla Londra, Paris, Frankfurt ve New York gelirdi. Benim kuşağım da küresel ekonomiyi büyük ölçüde bu merkezlerden takip etti. Sermaye orada toplanır, kararlar orada alınır, dünyanın geri kalanı da bu kararların sonuçlarını beklerdi.
Bugün tablo farklı.
Yatırım toplantılarında artık Jakarta, Mumbai, Riyad, Abu Dabi, Ho Chi Minh City ve Lagos konuşuluyor.
Bunlar geleceğin şehirleri değil.
Bugünün yatırım merkezleri.
Avrupa düşünürken başkaları harekete geçiyor
Avrupa’nın sermayesi, teknolojisi, kurumları ve insan kaynağı hâlâ çok güçlü. Sorun güç eksikliği değil; karar alma hızının giderek yavaşlaması.
Avrupa uzun fizibilite raporları hazırlarken, mevzuatın her ayrıntısını tartışırken ve risk komitelerini ikna etmeye çalışırken Körfez fonları, Çinli şirketler ve Asyalı yatırımcılar çoktan sahaya iniyor.
Bunu yıllardır enerji ve yatırım projelerinde görüyorum.
Bir tarafta fırsatı erkenden gören, devlet desteğini arkasına alan, finansmanını hazırlayan ve hızlı hareket eden ülkeler var.
Diğer tarafta ise riski sıfırlamaya çalışırken fırsatı kaybedenler.
Oysa küresel sermaye artık yalnızca güvenli liman aramıyor.
Büyüme arıyor.
Ölçek arıyor.
Genç nüfus arıyor.
Enerji talebi arıyor.
Altyapı açığı arıyor.
Ve en önemlisi karar alabilen devletler arıyor.
Demografi yalnızca nüfus değildir
Eskiden yatırım sunumlarında ilk baktığımız göstergeler büyüme oranı, kişi başına gelir ve döviz rezervleriydi.
Bugün yatırımcılar nüfus piramidine de en az bunlar kadar dikkat........
