Duygusal Sadakatin Sınırı
Geçtiğimiz günlerde Avustralya Başbakanı Anthony Albanese’in başına resmen “Kylie Minogue kazası” geldi.
Katıldığı bir podcast’te, sunucu Kylie Minogue, Nicole Kidman veya Rhonda Burchmore arasından kiminle “çıkarsın, birlikte olursun veya evlenirsin” diye sordu. Albanese, yeni evli olduğunu söyleyerek sorudan kaçınmaya çalışsa da ısrar üzerine “Hepsi için tabii ki Kylie Minogue” diye yanıtladı.
Ve kıyamet koptu. Hem sosyal medya hem siyasal rakipler adamcağızı yerden yere vurdu. Öyle ki Albanese, daha sonra CNN International’a yaptığı açıklamada cevabı için “koşulsuz olarak özür diliyorum” dedi.
Her fani çiftin masasında duran saatli bomba şurası: Bir eşin, ulaşılmaz ünlü biri hakkında ‘Onunla birlikte olmak isterdim’ demesi masum bir espri mi, yoksa duygusal sadakatin sınırını aşan bir davranış mı?
“Bunda ne var, altı üstü Hollywood ünlüsü” diyen realistlerden misiniz yoksa “Ağzından çıkan kalbinin aynasıdır” diyen romantiklerden mi? Bir tarafta “Ya koskoca Kylie Minogue gelip bizim Anthony’nin kapısını çalacak değil ya, altı üstü bir espri, amma abarttınız!” diyen bir kitle var.
Onlara göre sadakat, fiziksel bir eylem. Ulaşılması imkansız bir popstar hakkında şaka yapmak, rüyada........
