menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Maria Callas’ın Boğaz’da bir yemek karşılığı satın alınan piyanosu İstanbul’da nerede? 

10 1
21.09.2025

Atina’ya ayak bastığınızda, şehrin taşları size önce Antik Yunan’ı fısıldar. Akropolis’in sütunlarında, Dionysos Tiyatrosu’nun gölgelerinde, binlerce yıllık bir uygarlığın izlerini duyarsınız. Ama şehrin fısıltıları sadece geçmişten gelmez; çağdaş sanat galerilerinde, kafelerin uğultusunda, sahil semtlerinin deniz kokusunda da yaşar. Geçen hafta Atina’daydım, benim Atina yolculuğum, tam da bu farklı seslerin peşinde geçti: bir opera divasının yankısı, bir ressamın çığlığı, bir koleksiyoncunun vizyonu, uzolu bir masada basketbol…

İlk durağım, Acropolis’in aksine şehrin kalbindeki Maria Callas Müzesi oldu. İçeri girdiğim anda, sahne tozunun büyüsü üzerime siniverdi. Açılan ilk kapıda Callas’ın sahnedeki silueti sanki canlı gibi Puccini’nin Tosca’sından “Vissi d’arte” aryasını söylüyordu, iç içe geçen her kapıda bir başka arya sizi sarıp sarmalıyor, tüller uçuşuyor, sanki Callas her an bir yerden çıkacak gibi hissediyorsunuz. Callas’ın sesiyle karşılanmak, daha ilk dakikada bir sanat mabedine girdiğinizi hissettiriyor. Açtığınız bir kapıda La Traviata diğerinde Norma sizi karşılıyor.

Bir başka kapıyı açtığınızda Callas’ın kariyerindeki dönüm noktası olan 3 ikonik aryayı dinliyorsunuz, Verdi’nin İl Travatore’sinden, D’amor sull’ali rosee, Bizet’nin Carmen’inden L’amour est un oiseau rebelle, ve Puccini’den O mio babbino cara. Ardından Callas’ın Juilliard School’da verdiği Masterclass’ları izlemek mümkün. Üstelik o dönem bu dersler sadece müzik öğrencileri için değil halka da açıkmış. Kimi zaman sert, kimi zaman şefkatli ama her daim tutkulu bir öğretmenmiş Callas…

Sergilenen sahne kostümleri, titrek el yazılarıyla dolu notalar, Hermes’in diva için yaptığı özel eşarp, aldığı nişanlar ve hayatının en önemli 4 erkeği, Aristotle Onassis, Giovanni Battista Meneghini, Luchino Visconti, Pier Paola Pasolini…

Bir divanın telefon rehberinde kimler olur? Tabii ki prensler, prensesler, Maria Callas’ın telefon defterinde de Grace Kelly, Prens Rainier, Audrey Hepburn, Charlie Chaplin, Greta Garbo, Windsor Dükü, Ağa Han, Lawrence Olivier gibi isimler var.

Ama beni en çok etkileyen, hocası İspanyol soprano Elvira de Hidalgo’ya gönderdiği mektuplardı. Çünkü Maria Callas’ı La Divina yapan hocası soprano Hidalgo bu mektupları ona Ankara Karanfil Sokak 15B’den yazmış. Callas Müzesi’nde sergilenen bu mektuplar 3 Ocak 1949 ve 27 Haziran 1949 tarihli. Yalnızca Callas’ın değil, Leyla Gencer’in de öğretmeni olan Hidalgo’nun zarif el yazısı, Atina’daki Maria Callas........

© 10 Haber