menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aslan Cinotri’ler

15 0
24.06.2026

Geçen gün ekonomist Hayri Kozanoğlu’nu dinliyordum.

Yapay zekâ konusunda adeta bir inanç kampanyasına dönüşen heyecanın, meselenin ekonomik ve finansal boyutlarını görmezden gelişinden söz ediyordu.

Bu bana yakın geçmişte yaşadığımız başka bir dönemi hatırlattı.

Korona salgınını.

O günlerde de belirli soruların sorulması, belirli ihtimallerin tartışılması neredeyse ahlaki bir kusur gibi görülüyordu.

Oysa bilim dediğimiz şey, kesinlikler üzerine değil kuşkular üzerine kuruludur.

Bir hipotezin yanlış bulunması başka şeydir.

Sorulmasının yasaklanması başka.

Bugün ABD’de yeniden gündeme gelen Fauci, Wuhan ve laboratuvar sızıntısı tartışmaları bana virüsün kökeninden çok başka bir meseleyi düşündürüyor:

Modern toplumlar, kriz zamanlarında gerçeği mi korumaya çalışırlar, yoksa kurdukları anlatıyı mı?

Çünkü bazen insanlar bir sonuca inanırlar.

Sonra da o sonuca aykırı her bilgiyi süzerek dışarıda bırakırlar.

Bugün tartışmanın ilginç tarafı, COVID-19’un kökeni konusunda kesin bir sonuca ulaşılmış olması değil, birkaç yıl önce “tartışılması bile sakıncalı” görülen bazı ihtimallerin artık resmî kurumlar tarafından da araştırılabilir kabul edilmesidir.

ABD’de son dönemde yayımlanan belgeler ve yapılan açıklamalar, Wuhan’daki araştırmaların niteliği, EcoHealth Alliance’ın rolü ve Anthony Fauci’nin Kongre’ye yaptığı açıklamalar........

© 10 Haber