menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sokrates 5

36 0
21.02.2026

Sokrates konuştuğu kişilere sürekli sorular sorar, bıktırırcasına. Karşılarındaki kişiler, güvenle iddia ettikleri şeyleri gerçekten biliyorlar mı, bunu anlamaya çalışır; daha doğrusu onları bildiklerini zannettikleri şeylerle ilgili o kadar da emin olmamaları için şüpheye düşmelerini sağlamaya çalışır.  Sokrates’in araştırmaları ti estiyle başlar, bu nedir sorusuyla. 

Delphie’li kâhinin kehaneti, yani Atina’da ondan daha bilge kimsenin olmadığını söylemesi, ona göre şu anlama gelir: Sokrates bilge olmadığının bilincindedir. Kehanetin asıl söylediği, Sokrates’e göre, kimsenin bilge olmadığıdır. Tanrı böylece en önemli şeylerle ilgili kimsenin yeterli bilgiye sahip olmadığını söylemeye çalışmaktadır. İnsanların kendilerine gelmelerini, kendilerini bilmelerini ister Sokrates. Sokrates’in durumu, docta ignorantiadır, öğrenilmiş cehalet. Bilge olmayan ama bilge olmadığını da bilen birinin cehaleti. İnsani bilgelik, yani insani bilginin ilahi bilginin yanında hiçbir değerinin olmadığının bilincinde olma hali. Tabii ki Sokrates hiçbir şey bilmiyor değildir, aksine çok şey bilir. Hellenizim ve Roma döneminde Sokrates’in bu tavrı bir klişeye dönüşür, bilmediğini bilme şeklinde paradoksal bir ifade olarak özetlenir ama antik çağa ait kaynakların hiçbirinde bu kalıp bir ifadeye rastlanmaz.

Sokrates’in amacı karşısındaki kişiyi iddia ettiği şeyi sorgulamaya yönlendirebilmektir. Bunun için öncelikle elenkhos yöntemini, iddianın aksini ispat etmek için yapılan çapraz sorgulama yöntemini kullanır. Aslında amacı iddianın yanlışlığını ispatlamak değil, karşısındaki kişinin söylediği şeyin ne olduğunu bilip........

© 10 Haber