menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sevgili günlük…

11 0
28.12.2025

24.12.2025, İstanbul

Sabah 08.00. Hava aydınlanmadı daha. Doorstep’teyim. Kimsecikler yok henüz. Coldplay’den ‘Don’t Panic’ adlı şarkı çalıyor. Kafenin loşluğuna ve ıssızlığına çok uyan bir melodisi var parçanın. Tezimin bir bölümünü teslim ettim, şimdi tez izleme kurulu nasıl olduğuna, bir teze benzeyip benzemediğine karar verecek. Düzeltilmesi gereken yerlerini düzelt diyecekler vs. Eminim benim yazı tarzım akademik yazı formatına uymadığı için çeşitli düzeltmeler alacağım. Ama bu da işin bir parçası zaten. Nasılsa ben metni her şey bittikten sonra daha deneme tarzı bir şekle sokarım ve yayınlanacak bir kitap haline sokarım.

Dün gece Levent’le Soho’da bir gösterimiz vardı. Bu kez Levent’in biraz sahne almasını istedik ve öyle de oldu. İnsanların alışmadıkları bir format oldu ama bence iyiydi. Levent’in söylediklerine biraz daha fazla güvenmesi gerek. Çok güzel şeyler anlatıyor çünkü. Bir coğrafya ve yaşam biçimi dersi gibi. Kant’ın verdiği coğrafya dersleri geldi aklıma dinlerken.

Geçen hafta birkaç gün Kars’taydık. Levent’in Volvo için yaptığı etkinliklerden birinde misafir olarak oradaydım. Umut Karakuş, mükemmel bir ahçı-şef bize yemek hazırladı ve biz de donmuş Çıldır Gölü üzerinde hazırladığı sofrada yemek yedik. Kentin fakirliği, orada yaşamak zorunda olmanın iç karartıcı çaresizliği, tek bir ağacın olmadığı çorak topraklar. İstanbul’dan şikâyet etme şımarıklığından utandıran manzaralar..

26.12.2025, İstanbul

Sanki ülkenin üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi. Hiç kimse hiçbir şey yapmadan öylece duruyor. Ne iş insanları kıpırdıyor, ne bilim insanları. Herhangi bir şey üretmenin, gelecek için bir şeyler yapmaya çalışmanın hiçbir anlamı yok gibi. Gelecek var mı, hiç kimse bilmiyor. Umut tedavülden kalkalı o kadar çok oldu ki, öyle bir şey olduğunu hatırlayan dahi yok. Yaptıklarımızı........

© 10 Haber